Siemens Healthineers’ın Eylül 2026 tarihli 3. Sağlık Okuryazarlığı Araştırması’na göre, vatandaşların büyük bir kısmı sağlıkta yapay zekaya olumlu bakıyor. Ancak görüntüleme yöntemleri, laboratuvar taramaları ve yapay zeka kullanımı konusunda ciddi bilgi eksiklikleri ve endişeler bulunuyor.
Siemens Healthineers tarafından FutureBright Research işbirliğiyle hazırlanan “3. Sağlık Okuryazarlığı Araştırması”nın Eylül 2026 sonuçları, toplumun sağlık teknolojilerine yaklaşımını ve bilgi düzeyini gözler önüne serdi. Araştırma, hastaların teşhis ve tedavi süreçlerindeki davranışlarını, yapay zeka algısını ve sürdürülebilirlik konularındaki tutumlarını kapsamlı bir şekilde inceliyor.
YAPAY ZEKA SAĞLIKTA GÜVEN KAZANIYOR ANCAK ENDİŞELER DE VAR
Araştırmanın en dikkat çeken bölümlerinden biri, hekime destek olan yapay zeka teknolojilerine duyulan güven oldu. Katılımcıların %69’u hekimi destekleyen yapay zekaya olumlu bakarken, %64’ü tanı süresini kısaltan teknolojinin hayat kurtardığını düşünüyor. Yapay zekanın görüntülemede hata payını azaltacağına inananların oranı %55 iken, yapay zekanın sağlık verilerini yorumlamasından endişe duyanların oranı ise %45 olarak ölçüldü.
Öte yandan, vatandaşların tahlil sonuçlarını yapay zekaya yorumlatma davranışı da dikkat çekiyor. Katılımcıların %40’ı tahlil sonuçlarını yapay zekaya yorumlatıyor. Ancak bu durumun sonuçları pek de iç açıcı değil: Bu kişilerin %67’si kafa karışıklığı yaşadığını, %62’si ise endişesinin arttığını belirtiyor.
MR VE BT’DE BİLGİ EKSİKLİĞİ
Tanı ve görüntüleme okuryazarlığı konusunda toplumun önemli bir kısmı hatalı bilgilere sahip. Katılımcıların %78’i “MR’da radyasyon var” sanıyor. Oysa MR’da iyonize radyasyon kullanılmaz. MR’a metal ile girilemeyeceğini bilenlerin oranı %80 ile yüksek seyrederken, BT’de alınan doz hakkında bilgi sahibi olmayanların oranı ise %64 olarak kaydedildi. Hastane tercihinde iyi bir kurumun ölçüsü sorulduğunda ise ilk sırayı %58 ile “hekim kalitesi” alıyor. Bunu %48 ile doğru tanı ve %42 ile ameliyat/tedavi başarısı takip ediyor.
LABORATUVAR TARAMALARINDA BÜYÜK BOŞLUK
Araştırma, önleyici sağlık hizmetlerinde de ciddi bir farkındalık eksikliğini ortaya koyuyor. Laboratuvar taramalarına katılım oranları incelendiğinde, kanser belirteç testi yaptıranların oranı %90 ile en yüksek seviyede. Bunu %80 ile hepatit testi ve 50 yaş üstü bireylerde %78 ile kolon kanseri taraması izliyor. Uzmanlar, tarama oranlarının yüksek görünmesine rağmen, hangi testin ne zaman yapılması gerektiği konusundaki bilgi eksikliğinin altını çiziyor.
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE LONGEVITY (UZUN YAŞAM) TRENDİ
Toplumun çevre ve sağlık arasındaki bağlantıya bakışı da araştırmada yer buldu. Katılımcıların %88’i sürdürülebilirliğe önem verdiğini belirtirken, %60’ı iklim değişikliği ve çevre kirliliğini bir sağlık tehdidi olarak görüyor. Ancak tıbbi atık bilinci konusunda toplumun en zayıf halka olduğu görülüyor (%55).
Son dönemlerin popüler kavramı “Longevity” (uzun ve sağlıklı yaşam) ise yükselen bir trend olarak karşımıza çıkıyor. Ancak araştırmaya göre bu konudaki bilinirlik oldukça sınırlı. Katılımcıların sadece %20’si longevity kavramını bildiğini ifade ederken, %80’i bu konuda bilgi sahibi olmadığını belirtiyor.
Sonuç olarak, araştırma verileri, sağlık teknolojilerine duyulan güvenin arttığını ancak temel sağlık okuryazarlığı, görüntüleme yöntemleri ve yapay zeka çıktılarının yorumlanması konusunda ciddi bir eğitim ve bilgilendirme ihtiyacı olduğunu gösteriyor.
(Kaynak: Siemens Healthineers / FutureBright Research / Bilmede Fayda Var – Eylül 2026)
Barış Cavlı
TMRT- Der
İktisadi İşletme Müdürü